ASM Web Site | Bebeklik, Çocukluk, Okul Çağı ve Ergenlik İzlemleri

ailesam.com | Bebeklik, Çocukluk, Okul Çağı ve Ergenlik İzlemleri

Dönem Bebeklik Erken Çocukluk Okul Öncesi Okul Çağı Ergenlik
Yaş Yenidoğan İlk Hafta 1.Ay 2.Ay 3.Ay 4.Ay 6.Ay 9.Ay 12.Ay 18.Ay 24.Ay 30.Ay 3.Yaş 4.Yaş 5.Yaş 6.Yaş 7.Yaş 8.Yaş 9.Yaş 10-14.yaş 15-18.Yaş 19-21.Yaş
ÖyküYenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
Ölçümler
Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş

Baş çevresi ölçümü oksipital kemiğin en çıkıntılı noktasından, kulaklar ve kaşların üzerinden geçecek şekilde esnemeyen dar bir mezür ile yapılır. Ölçümü etkileyebilecek saç bantları ve tokalarının çıkartılması gerekmektedir. Baş çevresi 0-3 yaş arasındaki çocuklarda düzenli aralıklarla izlenir. Üç yaşından büyük çocuklarda üç yaşına ait ölçüm yok ya da daha önce bir sorun saptandı ise ölçüm alınır. Ölçümler yaşa ve cinse özgü standart tablo ya da grafikler yardımı ile değerlendirilir.

Persentil Hesapla

Büyümenin değerlendirilmesi: Çocukların çoğu genetik olarak belirlenmiş persentili takip ettiği için daha once stabil olan büyüme eğrisinden önemli sapmalar araştırılmalıdır. Büyüme yetersizliği, izlem suresi icinde kilo kaybının ya da ardışık iki kontrolde kilo alamamanın ya da duşuk kilo alım hızının (0-3 aylık iken < 20 g/gün, 3-6 aylık iken < 9 g/gün) gözlenmesidir. Çocuğun herhangi bir zaman dilimi icinde bulunduğu persentili koruması istenir. Büyüme yetersizliği demek icin bulunduğu persentilden iki majör persentil düşme olması gerekmektedir. Vakanın 75. persentilde iken 10. persentile düşmesi ya da vakanın büyüme eğrisinin iki major persentili keserek aşağı inmesi örnek olarak verilebilir. Sadece tek ölçümle değerlendirilen ve 25. persentilde bulunan bir çocuk, o andaki büyümenin değerlendirilmesi ile “normal” olarak değerlendirilir. Aynı çocuk, büyüme hızına gore izlenirken daha önceki ölçümü 90 persentil ise “büyüme duraklaması (büyüme yetersizliği)” tanısı alır. Böylece, büyüme duraklamasının tedavisi erkenden verilerek çocuğun malnutrisyona girmesi önlenir.

Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Boy ölçümü: Ölçüme başlamadan önce ölçümü etkileyebilecek nesneler (saç tokası, topuklu ayakkabı gibi) çıkartılır. İki yaşın altındaki çocuklarda ölçüm “baş-ayak tahtası” ile yatar pozisyonda yapılır. Bu düzeneğin baş parçası sabit, ayak tahtası hareketlidir. Hastanın başı (verteks) “baş tahtası”na sıkıca değecek şekilde yerleştirilir (Şekil 1). Hastanın bakış doğrultusu zemin ile 90o açı yapmalıdır. Dizler ekstansiyonda ve ayak bilek eklemi 90o fleksiyonda iken hareketli “ayak tahtası” ile sıkıca temas ettirilir. Hareketli ayak tahtasının bulunduğu hizada mezürün gösterdiği uzunluk okunur. Bebeklerin boylarını ölçerken dizlerine bastırılmaması gereklidir. Bu durum bebeğin kalça sorunu yaşamasına neden olabilir. İki yaşın üstündeki çocuklarda ölçüm çocuk ayakta dururken yapılır. Düz bir duvara tespit edilmiş cetvel üzerinde hareketli bir “baş tahtası” sistemi kullanılır. Başın arkada en çıkıntılı bölgesi, omuzlar, gluteal bölge, bacakların arka yüzü ve topuklar arkadaki duvara değdirilir. Topuklar birbirine bitişik durumda olmalı ve çocuğun bakış doğrultusu ile arkadaki düzlem arasında 90o‘lik açı bulunmalıdır. Boyun ayakta ölçümü, yatarak ölçüme göre daha kısadır. Bu nedenle, çocuğun yatarak ya da ayakta ölçümü dikkate alınarak uygun büyüme kartlarına işaretlenir.

“YENİ DOĞAN BEBEKLERDE” dizlere çok fazla baskı uygulanmaz, bastırılmaz, bebeğin doğal pozisyonu çok zorlanmaz, bebeğe zarar verilebilir. Bu nedenle minimum baskı uygulanır.

Persentil Hesapla

Büyümenin değerlendirilmesi: Çocukların çoğu genetik olarak belirlenmiş persentili takip ettiği için daha once stabil olan büyüme eğrisinden önemli sapmalar araştırılmalıdır. Büyüme yetersizliği, izlem suresi icinde kilo kaybının ya da ardışık iki kontrolde kilo alamamanın ya da duşuk kilo alım hızının (0-3 aylık iken < 20 g/gün, 3-6 aylık iken < 9 g/gün) gözlenmesidir. Çocuğun herhangi bir zaman dilimi icinde bulunduğu persentili koruması istenir. Büyüme yetersizliği demek icin bulunduğu persentilden iki majör persentil düşme olması gerekmektedir. Vakanın 75. persentilde iken 10. persentile düşmesi ya da vakanın büyüme eğrisinin iki major persentili keserek aşağı inmesi örnek olarak verilebilir. Sadece tek ölçümle değerlendirilen ve 25. persentilde bulunan bir çocuk, o andaki büyümenin değerlendirilmesi ile “normal” olarak değerlendirilir. Aynı çocuk, büyüme hızına gore izlenirken daha önceki ölçümü 90 persentil ise “büyüme duraklaması (büyüme yetersizliği)” tanısı alır. Böylece, büyüme duraklamasının tedavisi erkenden verilerek çocuğun malnutrisyona girmesi önlenir.

Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Ağırlık ölçümü: Süt çocuklarının ağırlıkları yaşına göre yatarak ya da oturarak bebek terazilerinde, daha büyük ve ayakta durabilen çocuklarda ise normal basküllerde ölçülebilir. Ağırlık ölçümü çocuğun giysileri çıkarılarak, sadece iç çamaşırları ile yapılmalıdır. Ölçüm öncesi terazi ayarı sıfırlanmalıdır.

Persentil Hesapla

Büyümenin değerlendirilmesi: Çocukların çoğu genetik olarak belirlenmiş persentili takip ettiği için daha once stabil olan büyüme eğrisinden önemli sapmalar araştırılmalıdır. Büyüme yetersizliği, izlem suresi icinde kilo kaybının ya da ardışık iki kontrolde kilo alamamanın ya da duşuk kilo alım hızının (0-3 aylık iken < 20 g/gün, 3-6 aylık iken < 9 g/gün) gözlenmesidir. Çocuğun herhangi bir zaman dilimi icinde bulunduğu persentili koruması istenir. Büyüme yetersizliği demek icin bulunduğu persentilden iki majör persentil düşme olması gerekmektedir. Vakanın 75. persentilde iken 10. persentile düşmesi ya da vakanın büyüme eğrisinin iki major persentili keserek aşağı inmesi örnek olarak verilebilir. Sadece tek ölçümle değerlendirilen ve 25. persentilde bulunan bir çocuk, o andaki büyümenin değerlendirilmesi ile “normal” olarak değerlendirilir. Aynı çocuk, büyüme hızına gore izlenirken daha önceki ölçümü 90 persentil ise “büyüme duraklaması (büyüme yetersizliği)” tanısı alır. Böylece, büyüme duraklamasının tedavisi erkenden verilerek çocuğun malnutrisyona girmesi önlenir.

24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Beden Kitle İndeksinin Hesaplanması: - Ölçülen boy uzunluğu santimetreden metre cinsine çevrilir - Kilogram cinsinden vücut ağırlığına bölünür. - Standart değerlerle kıyaslanır. Değerlendirme: Beden kitle indeksi (BKI)= Vücut ağırlığı (kg)/ Boy uzunluğu (m2) 5-19 yaş grubu WHO-2007 referans değerlerine göre değerlendirilir.

Persentil Hesapla

19 yaş ve üzerindeki bireylerde ise BKI hesaplanır ve aşağıdaki tabloya göre değerlendirilir.

19 Yaş ve Üzeri Bireylerde BEDEN KİTLE İNDEKSİ Değerleri (kg/m2)
BKİ Değerleri(Kg/m2) Sınıflama
< 16.0 Ağır Düzeyde Zayıflık
> 16.0 - < 17.0 Orta Düzeyde Zayıflık
> 17.0 - < 18.5 Hafif Düzeyde Zayıflık
> 18.5 - < 24.9 Normal
> 25.0 - < 29.9 Kilolu, toplu, hafif şişman
> 30.0 - < 39.9 Şişman
> 40.0 Ağır Düzeyde Şişman

Büyümenin değerlendirilmesi: Çocukların çoğu genetik olarak belirlenmiş persentili takip ettiği için daha once stabil olan büyüme eğrisinden önemli sapmalar araştırılmalıdır. Büyüme yetersizliği, izlem suresi icinde kilo kaybının ya da ardışık iki kontrolde kilo alamamanın ya da duşuk kilo alım hızının (0-3 aylık iken < 20 g/gün, 3-6 aylık iken < 9 g/gün) gözlenmesidir. Çocuğun herhangi bir zaman dilimi icinde bulunduğu persentili koruması istenir. Büyüme yetersizliği demek icin bulunduğu persentilden iki majör persentil düşme olması gerekmektedir. Vakanın 75. persentilde iken 10. persentile düşmesi ya da vakanın büyüme eğrisinin iki major persentili keserek aşağı inmesi örnek olarak verilebilir. Sadece tek ölçümle değerlendirilen ve 25. persentilde bulunan bir çocuk, o andaki büyümenin değerlendirilmesi ile “normal” olarak değerlendirilir. Aynı çocuk, büyüme hızına gore izlenirken daha önceki ölçümü 90 persentil ise “büyüme duraklaması (büyüme yetersizliği)” tanısı alır. Böylece, büyüme duraklamasının tedavisi erkenden verilerek çocuğun malnutrisyona girmesi önlenir.

Yenidoğanİlk Hafta1.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Çocuklarda hipertansiyon sıklığı ve kan basıncı ölçmenin önemi

Çocuklarda % 1-3 oranında görülen kan basıncı yüksekliği, erişkin dönemdeki hipertansiyon, kalp ve beyin hastalıkları ve böbrek yetmezliği gelişimi için risk faktörüdür. Çocuklarda hipertansiyon sıklıkla, böbrek hastalıkları başta olmak üzere, ikincil nedenlerle meydana gelmektedir. Hipertansiyona neden olan bu hastalıkların erken tanı ve tedavisi için de çocuklarda kan basıncı değerlendirilmesi önemlidir. Günümüzde ergenlerde birincil (esansiyel) hipertansiyon sıklığında da, artan obezite sıklığı ile paralel, % 5 oranına varan artış görülmektedir.

Çocuklarda kan basıncı ne zaman ölçülmelidir?

  1. 3 yaş ve üzerindeki çocuklarda, yılda bir kez olmak üzere kan basıncının düzenli olarak ölçülmesi önerilmektedir.
  2. Erken veya düşük doğum kilolu olma ve/veya yenidoğan bakım ünitesinde yatış öyküsü, kan basıncını yükseltebilecek ilaç alımı, antihipertansif ilaç kullanımı, kafa içi basınç artımı ve hipertansiyon yapabilecek diabet, hiperlipidemi, obezite, doğumsal kalp hastalığı, yineleyen idrar yolu enfeksiyonu, böbrek hastalığı veya anomalisi, organ nakli, malinite gibi kronik hastalığı ve birinci derece yakınlarında hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalık öyküsü olan 0-18 yaş arası tüm çocukların her muayenesinde kan basıncı da ölçülmelidir.

Çocuklarda kan basıncı ölçüm yöntemi

  1. Havalı kan basıncı aleti ile dinleme (oskültasyon) yöntemi ile ölçüm idealdir.
  2. Otomatik aletlerle salınım (osilasyon) yöntemi ile yüksek kan basıncı saptandı- ğında dinleme yöntemi ile de yinelenerek doğrulanmalıdır.
  3. Yenidoğan ve küçük bebeklerde otomatik ölçüm yapan aletler gerekli olabilir.
  4. Çocuğa uygun boyutta manşon (iç lastik) seçilmelidir. Manşon kol çevresinin %80-100’ünü kaplamalı, eni üst kolun orta nokta çevresinin % 40’ı kadar olmalıdır.
  5. Ölçüm yapılmadan önce çocuk en az 5 dakika istirahat etmiş olmalıdır.
  6. Kan basıncı ölçümü çocuk otururken veya mümkün değilse yatarken, kalp hizasında desteklenmiş olan sağ koldan yapılmalıdır.
  7. Brakiyal arter üzerinde duyulan ilk ses (Korotkoff 1) sistolik, seslerin kayboldu ğu an da (Korotkoff 5) diyastolik kan basıncı olarak tanımlanmaktadır.
  8. Ölçüm en iki kez tekrarlanmalı ve tüm ölçümlerin ortalaması olan değer kaydedilmelidir.

Çocuklarda kan basıncı ölçümünün değerlendirilmesi

  1. Çocuklarda ölçülen kan basıncının cins, yaş ve boya göre hazırlanmış kan basıncı tablosuna (National High Blood Pressure Education Program Working Group on High Blood Pressure in Children and Adolescents 2004) bakılarak değerlendirilmesi önerilmektedir.

    Persentil Hesapla

  2. Sistolik ve/veya diyastolik kan basıncının <90 yüzdelik dilimde bulunması normal,
    • ≥ 90- <95 yüzdelikte (ve her yaş için >120/80mmHg) olması prehipertansiyon
    • >95-<99 yüzdelik + 5mmHg olması evre 1 hipertansiyon,
    • >99 yüzdelik + 5mmHg olması evre 2 hipertansiyon olarak değerlendirilir.

Duyusal Taramalar
Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

İşitme Taraması

  1. Her yenidoğan bebek mutlaka işitme taramasına yönlendirilmeli ve tarama yapılması sağlanmalıdır.
  2. Ayrıca bebek ve çocukların rutin muayenesi sırasında doğum öncesi doğum ve doğum sonrasına ilişkin öykü alınmalıdır. Aşağıdaki durumlar işitme kaybı için risk faktörüdür.
    1. Annenin hamilelik döneminde aşağıdaki enfeksiyonları geçirmesi;
      • Toksoplazma
      • Rubella
      • Sitomegalovirüs
      • Herpes
      • Sifilis
    2. Eğer çocuk/bebekte aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) varsa;
      • Prematürite (<37 hafta)
      • Düşük doğum ağırlığı (<1500gr)
      • 2 günden daha fazla YDYBÜ’de kalma
      • 10 gün veya daha fazla solunum desteği alma
      • 7 gün veya daha fazla ototoksik ilaç kullanımı (örn: gentamisin, tobramisin, loop diüretikler(furosemid, lasix)
      • Hiperbilirubinemi
      • Bakteriyel Menenjit
      • Ekstrakorpeal membran oksijenizasyon (ECMO) Bir makine yardı- mıyla kanın vücut dışında oksijendirilmesi
      • İlerleyici işitme kaybı ile birliktelik gösteren sendromik hastalıklar (Usher gibi)
      • Aşağıdaki vücut bölümlerini de içeren kraniyofasiyal anomaliler;
        • Kulak kepçesi yokluğu
        • Kulak kanalı yokluğu
        • Ear tag (kulakta et beni)
        • Ear pit (kulak kepçesi önünde delik)
        • Temporal kemik anomalileri

İşitmenin Değerlendirilmesi
Yaşına göre işitsel uyarıya cevabı değerlendirilmelidir:

Yaş Cevap
0-4 AyGöz kırpma, göz açma, uykudan uyanma
4-7 AyBaş çevirme
7 Ay ve üzeriSesin doğrudan lokalizasyonu
  • 0-3 ay arası bebekler: Anne sesini tanır ve sakinleşir.
  • 3-6 ay arası bebekler: Gürültüde uyanır, çevresindeki seslerin nereden geldiğini bulmak içim sesin kaynağına döner.
  • 6-12 ay arası bebekler: Da da, ba ba gibi sesleri algılar, adı söylenince tepki verir, çıngırak sesi gibi oyuncak seslerinden hoşlanır.
  • 12-18 ay arası çocuklar: Da da, ba ba gibi sesleri çıkarır, sevdiği oyuncakların, eşyaların adı söylenince işaretle gösterir, uzaktan seslenildiğinde bakar.
  • 18-24 ay arası çocuklar: 20 ye yakın kelimeyi söyler. İki kelimelik cümleler kurar. Basit komutları yerine getirir.
  • 24 ay-3 yaş arası çocuklar: 24 aylıkken 270, 3 yaşında 1000 kadar kelime hazinesi vardır. İsteklerini genellikle sözel bildirir. Basit cümlelerle konuşur. Farklı sesleri ayırt eder. Kendisine söylenenleri anlar.

Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

36-42 Ay Çocuklar İçin Görme Muayenesi Akış Şeması

Çocuk Göz Sağlığı Taramasında Kullanılması Önerilen Yöntemler

Muayene dönemi Yapılması gerekli muayeneler Sevk kriteri
Tüm yaş grupları (Yenidoğan-18 yaş) Spastik palsi, Down sendromu, metabolik hastalık, sensorinöral işitme kaybı gibi vücut genelinde engel oluşturan herhangi bir hastalık varlığı
Yenidoğan - 3 ay
Hikaye Doğum ağırlığı< 1500gr ve 32 haftanın altında doğan bebekler (prematüre retinopati riski) Ailede konjenital katarakt, retinoblastom, metabolik veya genetik hastalık öyküsüAilenin gözde kayma farketmesi
Göz kapağı ve adneks inspeksiyonu Yapısal bozukluk (örn: pitoz), tümörler (örn:dermoid kist, hemanjiom)
Görme değerlendirmesi; fiksasyon testi*, fiksasyon ve takip testi **, göze ani yaklaşıldığında göz kırpma(2 ay ve üzeri) 3 aylık olmasına rağmen fiksasyon ve takip yapamıyorsa
Gözlerin inspeksiyonu Fotofobi, kronik göz yaşarması,çapaklanma
Motilite muayenesi (Kornea ışık reflesi ve örtme testi) Şaşılık, nistagmus varlığı
Göz hareketleri Hareket kısıtlılığı (paralizi veya mekanik kısıtlılıklar), ekstraoküler kas dengesi
Pupil muayenesi (30 hafta ve üzerinde) Düzensiz pupil, zayıf reaksiyon veya ışık reaksiyonunun olmaması
Kırmızı refle test Yok, beyaz donuk veya asimetrik
Fundus muayenesi (oftalmoskopi) Optik sinir-makula-periferk retina patalojileri (örn: optik atrofi)
3 Ay- 3 Yaş (36 Ay)
Hikaye Doğum ağırlığı< 1500gr ve 32 haftanınaltında doğan bebekler (prematüre retinopati riski) Ailede konjenital katarakt, retinoblastom, metabolik veya genetik hastalık öyküsü Ailenin gözde kayma farketmesi
Görme değerlendirmesi; iyi gelişmiş fiksasyon ve takip, oyuncağa veya yemeğe uzanma Bunları yapamıyorsa
Göz kapağı ve adneks inspeksiyonu Yapısal bozukluk (örn:pitoz), tümörler (örn:dermoid kist, hemanjiom)
Gözlerin inspeksiyonu Fotofobi, kronik göz yaşarması, çapaklanma
Motilite muayenesi (Kornea ışık reflesi– Hirschberg ve örtme testi) Şaşılık, nistagmus varlığı Baş eğme, baş çevirme, baş sallama
Göz hareketleri Hareket kısıtlılığı (paralizi veya mekanik kısıtlılıklar)
Pupil muayenesi Düzensiz pupil, yavaş reaksiyon veya reaksiyon olmaması
Kırmızı refle test Yok, beyaz donuk veya asimetrik
Fundus muayenesi (oftalmoskopi) Optik sinir, makula, periferk retina patalojileri (örn: optik atrofi)
3 Yaş (36 ay) sonrası - 5 Yaş
Hikaye
Göz kapağı ve adneks inspeksiyonu
Görme değerlendirmesi: Lea sembolleri,HOTV veya Snellen E harfi ile görme değerlendirilmesi Her iki gözde ayrı ayrı görmeler 0.5 in altında iseGözler arasında 2 sıra görme farkı (görme keskinliği ne olursa olsun)
Gözlerin inspeksiyonu Oküler hastalık varlığı
Motilite muayenesi (Kornea ışık reflesi ve örtme testi) Şaşılık, nistagmus varlığı Baş eğme, baş çevirme, baş sallama
Göz hareketleri Hareket kısıtlılığı (paralizi veya mekanik kısıtlılıklar)
Pupil muayenesi
Kırmızı refle test
Fundus muayenesi (oftalmoskopi) Optik sinir, makula, periferik retina patalojileri
Davranışsal değerlendirme
1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş
10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Ergenlerde Psikososyal Öykü- Görüşme

         Ergenlik döneminin özellikleri düşünüldüğünde, ergenlerden ayrıntılı ve doğ- ru bir psikososyal öykü alınmasının ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir. Ergenlere yaklaşım birçok hekim için, çoğu açıdan zorlayıcı özellikler barındırır. 1985’te “HEADSS” envanterinin tanımlanması ve birçok ülkede kullanılmaya başlanmasıyla, hekimlerin ergenlerle daha rahat ve daha sistematik bir şekilde iletişime geçmesinin de kapıları açılmıştır. 2004 yılında ise bu akronim, “HEEADSSS” olarak genişletilmiş ve ergenlerdeki olası mortalite ve morbidite nedenlerinin daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirilmesine olanak sağlamıştır. Akronim;

Home (ev), Education/Employement(Eğitim/İş), Eating (Yeme tutumu), Activities (akranlarla aktivite), Drugs (Madde kullanımı), Sexuality (Cinsellik), Suicide/depression (İntihar ve depresyon) ve Safety (güvenlik)

olarak açılmaktadır.

        Psikososyal görüşmenin yapılabilmesi için ergenin sağlık ve bilinç durumunun yerinde olması gereklidir ve “HEEADSSS” görüşmesi mutlaka ergenle yalnız yapılmalıdır. Görüşme başlamadan önce ergene gizlilik ilkeleri ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. “HEEADSSS” görüşmesi ortalama 20-30 dakika arasında sürmektedir. Görüşme sırasında mutlaka açık uçlu sorular sorulmalı ve kesin yargılardan kaçınılmalıdır. Bazen görüşme sırasında tespit edilen probleme yönelik ayrıntılı değerlendirilme yapılması gerektiğinden, diğer psikososyal gözden geçirmeler yapılamayabilir. Böyle durumlarda hekimler ilk görüşmede ergenden tüm bilgileri alamayabilir ve takip eden görüş- meler sırasında daha ayrıntılı bilgi edinebilirler.

        “Home” (Ev): Ergenin ev ortamıyla ilgili sorular psikososyal görüşme için iyi bir başlangıç noktasıdır. Evde ergenin kimlerle yaşadığı, nerede yaşadığı, yaşadığı kişilerle olan ilişkileri, yaşadığı kişilerin meslekleri, yakın zamanda taşınma ya da ev ortamında bir değişiklik yaşanıp yaşanmadığı, kişisel sorunlarını evde kiminle paylaşmayı tercih ettiği, kendine ait bir odası olup olmadığı sorgulanmalıdır. Görüşmenin gidişatına ve elde edilen bilgilere göre ev ortamında şiddet varlığı ya da evden kaçma girişimi de sorulabilir. İlk olarak “Annen ve babanla iyi anlaşır mısınız?” gibi bir soru yöneltmek hem yönlendirici olması, hem “Evet” ya da “Hayır” olarak cevaplanması hem de hekim tarafından ergenin her iki ebeveyninin de olduğunun varsayılması nedeniyle iyi bir sorma şekli değildir. Bunu yerine “Evde kimlerle birlikte yaşıyorsun?” sorusunun tercih edilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

        “Education/Employment” (Eğitim ve iş): Genellikle ergenlerin hayatlarının çoğu okul ortamında geçmektedir, bu nedenle okul yaşantısının ayrıntılı olarak sorgulanması çok önemlidir. Okul başarısı hem akademik (notlar), hem de sosyal (ders dışı aktiviteler) yönleriyle sorgulanmalıdır. Yakın zamanda akademik başarıda bir düşüş; depresyon ve madde kullanımı gibi sorunların veya öğrenme güçlüğü ya da dikkat eksikliğinin bir belirteci olabilir. Daha büyük ergenlere gelecek planları ve ilerideki meslek tercihleri de sorulmalıdır. Hangi okula gittiği, okulun bulunduğu bölgenin riskli olup olmaması açısından da önemlidir. Bazı ergenler okulla birlikte bir işte çalışıyor, ya da okulu bırakmış olabilir. Böyle durumlarda hangi işte, haftada kaç saat çalıştığı, o işi tercih etme nedeni ve okulu bırakmasına ya da okulla birlikte ek olarak bir işte çalışmasına neden olan koşullar sorgulanmalıdır. Hiç sınıf tekrarı yapıp yapmadığı ya da okul değiştirip değiştirmediği de ergenin okul yaşantısının değerlendirilmesinde önemlidir. Yine soru sorma şekli olarak “Okul nasıl gidiyor?” sorusuna ergen büyük olasılıkla “İyi” ya da “Fena değil” şeklinde cevap verecek ve konuşma daha fazla ilerlemeyecektir. Bunun yerine “Bana okulundan bahseder misin?” ya da “İyi ve kötü olduğun dersler hangileri?” ergeni daha çok şey anlatmaya teşvik edecek soru tipleridir.

        “Eating” (Yeme tutum): Ergenlerde yeme tutumuyla ilgili bozukluklar giderek daha sık oranlarda görülmektedir. Yeme davranışlarının değerlendirilmesi; ergenlerde beden algısı, kendine güven, psikolojik stres ve depresif düşünce içeriği hakkında bilgilendirici olması açısından da önem taşımaktadır. Sık atıştırma, fazla miktarda abur cubur tüketme gibi yeme alışkanlıkları obezite açısından; sık diyet yapma, çok kısıtlayıcı diyetler uygulama, aşırı egzersiz ve kusma yeme bozuklukları açısından hekimin dikkatini çekmelidir. Ergenin beden algısı mutlaka sorgulanmalıdır. Yakın zamanda kilo kaybı ya da alımı, kilosundan memnun olup olmadığı ve kilosunu korumak için neler yaptığı sorulmalıdır. Ergenin yemesinin kontrolden çıktığını hissetmesi ve tıkınma ataklarının olması da müdahale edilmesini gerektirir. Bu kısımdaki sorulara örnek olarak, “Nasıl beslenirsin?”, “Bedeninle ilgili beğendiğin ve beğenmediğin yönler nelerdir?” ya da “Sence sağlıklı bir diyet nasıl olmalıdır ve senin beslenmen bu tanımına uygun mu?” diye sormak uygun bir yol olacaktır. “Activities” (Akranlarla aktivite): Ergenlerin akran ilişkileri ve akranlarıyla birlikte yaptıkları aktiviteler psikososyal görüşmenin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ergenlenin okul sonrası nerede, kimlerle, ne yapmaktan hoşlandığı, hobileri, spor ilgisi, kitap okuma isteği, televizyon ya da bilgisayar başında ne kadar zaman geçirdiği sorulmalıdır. Ergenin hiçbir aktivitede bulunmaması, arkadaşlık ilişkilerinden hoşlanmadığını ifade etmesi ya da sürekli sıkıldığından bahsetmesi depresyon açı- sından çok uyarıcıdır. Burada da benzer şekilde “Okul dışında herhangi bir aktivitede bulunur musun?” yerine “Arkadaşlarınla eğlenmek için neler yaparsınız?” daha doğru bir yaklaşımdır.

        “Drugs” (Madde kullanımı): Madde kullanım öyküsü alınırken çok dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Çoğunlukla sigara ve alkol ergenler tarafından madde olarak algılanmadığından, ayrıca vurgu yapmak gerekebilir. Ergenden madde kullanım öyküsü alınırken, ergene doğrudan madde kullanıp kullanmadığının sorulmasındansa; okul, yaşanılan mahalle, ev içerisinde ve arkadaş çevresinde madde kullanımının sorgulanması daha doğru bir başlangıç olacaktır. Kullanılan maddelerin türleri, ne kadar süredir kullanıldığı, miktarları ve bırakmak isteyip istemediği gibi bilgiler eleştirmeden, yargılamadan sorgulanmalıdır. Bırakmak istediğini belirtiyorsa bu konuda psikiyatri uzmanı ya da çocuk psikiyatri uzmanına yönlendirilmelidir. Madde kullanımı sonrasında araba kullanma ya da madde etkisi altındakilerin arabasına binme gibi riskli davranışların varlığı atlanmamalıdır. Yine spor ya da vücut geliştirmeyle uğra- şan ergenlerde steroid kullanımı da araştırılmalıdır. Ergen madde kullandığı bilgisini 214 ailesi ile paylaşması konusunda desteklenmeli; ancak hayati tehlikenin olmadığı ve ergenin sorunu üzerinde çalışacağının düşünüldüğü durumlarda gizlilik ilkesine bağlı kalınmalıdır.

        “Sexuality” (Cinsellik): Cinsellik sorgulaması, görüşmenin en dikkatli olunması gereken kısımlarındandır. Madde öyküsü alınırken kullanılan arkadaş çevresinden konuya yaklaşım, burada da uygulanabileceği gibi daha büyük ergenlere doğrudan da sorulabilir. Cinsellik öyküsü alınırken önce romantik birliktelikler, daha sonra bu birlikteliklerde cinselliğin yeri sorulmalıdır. Kişiden kişiye cinsellik tanımı değişebileceğinden; doğru bir öykünün alınabilmesi için ergenin kiminle, hangi koşullar altında, ne yaşadığını tanımlaması istenmelidir. Ergenin güvenli cinsel ilişki konusundaki bilgisi ölçülmeli ve eksikleri tamamlanmalıdır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından risk faktörleri ve şüpheli klinik bulguların varlığı sorgulanmalıdır. Cinsel istismar sıklığının ergenler arasında da fazla olduğu düşünüldüğünde, ergene onu rahatsız eden ve iste- ği dışında gelişen bir cinsel temas yaşayıp yaşamadığı da sorulmalıdır. Hekimin cinsel öyküyü almadan önce, bu öyküyü alma amacını aktarması hem ergeni rahatlatacak hem de ergenle hekim arasındaki sınırın korunmasına yardımcı olacaktır.

        “Suicidality” (İntihar ve depresyon): Ergenler arasında depresyon sıklığı fazladır ve çoğu ergenin hayatının bir döneminde intiharı düşünebileceği bilinmektedir. Sürekli sıkıldığını ifade eden, uykusu ve iştahı bozulmuş, ağlama sıklığı artmış, mutsuz, umutsuz, huzursuz, kaygılı, içine kapanık ergenlerde depresyondan şüphelenmeli ve bu gibi durumlarda kendine zarar verme düşünceleri doğrudan sorulmalıdır. İntihar düşüncesinin sorgulanması, intihar girişimini tetiklemeyeceği gibi ergenin içinde bulunduğu riskli durumun da aydınlatılmasını sağlayacaktır. Ailede depresyon ya da intihar öyküsü, ergenin daha önce intihar girişiminde bulunmuş ya da depresyon nedeniyle tedavi görmüş olması mutlaka aydınlatılması gereken sorulardır. Bu aşamaya gelininceye kadar diğer basamaklardan elde edilen bilgiler ergenin depresyon riskini ve altta yatan olası nedenini ortaya çıkarmada yol gösterici olacaktır.

        “Safety” (Güvenlik): Ergenlerin mortalite ve morbidite nedenlerinin başında şiddet gelmektedir. Motorlu taşıt kazaları en önemli mortalite nedenlerinden biridir. Bu nedenle ergene kendisini böyle kazalardan korumak için nelere dikkat ettiği sorulmalı ve özellikle madde etkisi altında taşıt kullanımına dikkat çekilmelidir. Aile içi, arkadaşlar arası, yaşanılan bölgede ya da okulda şiddet ve cinsel istismar konusunda öykü derinleştirilmelidir. Görüşme sonunda ergenin hayatıyla ilgili endişe yaratan durumlar kadar, güçlü olan yönleri de açıkça belirtilmelidir. Görüşme sırasında konuşulamayan; ancak ergenin anlatmak istediği başka konular varsa zaman ayrılmalı ve ileri bir tarihte ergen tekrar çağrılmalıdır. Görüşmenin ergen açısından nasıl geçtiğiyle ilgili geri bildirim almaktan korkulmamalıdır. Unutulmamalıdır ki, ergenlere yeterli zaman ayrılamaz ve ayrıntılı bir psikososyal gözden geçirme yapılamazsa, hayati problemlerin tespit edilmesi ve ileriye yönelik önlemlerin alınması mümkün olmayacaktır.

Fizik MuayeneYenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
Prosedürler
Yenidoğan

Yenidoğan
Yenidoğanİlk Hafta1.Ay2.ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
Yenidoğanİlk Hafta1.Ay
9.ay5.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş

Hiperlipidemi

      Erişkinlerde görülen aterosklerozun çocukluk döneminde başladığı bilinmektedir. İki yaş ve üzerindeki sağlıklı çocuklarda aterosklerozun önlenmesi için beslenme önerileri:

  • İki yaşın altındaki çocuklarda yüksek enerji gereksinimleri nedeniyle herhangi bir diyet veya kolesterol kısıtlaması yapılmamalıdır.
  • Bir yaş ve üzerindeki çocuklar uygun beslenme için her çeşit besin öğesinden yemelidir. İki yaşından itibaren yüksek yağlı besinlerin tüketilmesi tedrici olarak azaltılmalıdır. Beş yaşında iken çocuğun kalori ihtiyacında yağın yerinin %30’dan fazla olmaması sağlanmalıdır.
  • Çocuklar yaşlarına uygun fiziksel aktivite yapmaları yönünde teşvik edilmelidir.
  • Çocuklar sigara içmemeleri ve sigara içilen ortamda bulunmamaları konusunda uyarılmalıdır.

Tarama

      Yüksek lipid düzeyleri olan çocuk ve adolesanların erken tanı ve tedavisi erken yaşta koroner kalp hastalığı gelişimini önleyebilir. Hiperlipidemi taramasının iki yaşından itibaren risk altındaki tüm çocuklara uygulanması önerilir.

Hiperlipidemi açısından risk altındaki çocuklar
  • Anne, baba veya büyükanne, büyükbabalarında 55 yaş ve öncesinde geçirilen ve kesin tanısı konulan koroner ateroskleroz öyküsü olanlar
  • Anne, baba veya büyükanne, büyükbabalarında 55 yaş ve öncesinde ge- çirilen miyokard enfarktüsü, anjina pektoris, periferik vasküler hastalık, serebrovasküler hastalık veya ani kardiyak ölüm öyküsü olanlar
  • Anne veya babasında total kolesterol düzeyi 240 mg/dl ve üzerinde olanlar

Erken tanıya katkıda bulunabilen diğer risk faktörleri
  • Erken yaşta koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık veya okluziv periferik vasküler hastalık açısından aile öyküsünün varlığı
  • Sigara içmek
  • Hipertansiyon
  • Düşük HDL kolesterol düzeyi (<40 mg/dl)
  • Obezite (Vücut kitle indeksinin 95. persentil ve üzerinde olması)
  • Diabetes mellitus
  • Fiziksel inaktivite

Tıbbi tarama:
  • Hiperlipideminin sekonder nedenleri açısından değerlendirme ve tedavi
  • Ailesel lipid hastalıkları ve hiperlipideminin klinik belirtileri açısından değerlendirme
  • Risk faktörlerinin belirlenmesi ve izlemi
  • Bütün aile üyelerinin taranması
  • Diğer risk faktörlerinin düzenli olarak izlemi

Beslenme taraması
  • Beslenme alışkanlıkları ile ilgili öykü alınması
  • Üç günlük beslenme kaydının istenmesi
  • Beslenme davranışlarının izlemi
  •       Hiperlipidemi veya hiperlipoproteinemi kan lipid seviyelerindeki yükselme için kullanılan bir terimdir. Tablo 1’de hiperlipidemi açısından yüksek riskli çocuklar ve adolesanlar için kabul edilebilir, sınırda ve yüksek kolesterol düzeyleri değerleri bulunmaktadır.

    Tablo 1: Yüksek riskli çocuk ve adolesanlarda kolesterol düzeyleri
    Total kolesterol (mg/dl) LDL kolesterol (mg/dl)
    Kabul edilebilir <170 <110
    Sınırda 170-199 110-129
    Yüksek ≥200 ≥130

    Laboratuar analizi:
          Kan lipid düzeylerinin izlemi (12 saatlik açlık sonrası lipoprotein analizi)
    • LDL kolesterol 110 mg/dl altında ise beş yılda bir test yinelenir.
    • LDL kolesterol 110-129 mg/dl arasında ise yılda bir yinelenir.
    • LDL kolesterol 130 mg/dl ise hasta beslenme tedavisine alınır.
          İlk tanıdan 1-2 ay sonra beslenme önerilerine rağmen lipid düzeylerinde düşme gözlenmiyorsa ailesel lipid hastalıklarının tanısı ve tedavisi açısından hasta uygun merkeze sevk edilir.

    İlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay
    4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay
    3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş
    DanışmanlıkYenidoğanİlk Hafta1.Ay2.Ay3.Ay4.Ay6.Ay9.Ay12.Ay18.Ay24.Ay30.Ay3.yaş4.yaş5.yaş6.yaş7.yaş8.yaş9.yaş10-14.yaş15-18.yaş19-21.yaş